Herkes hayata senin gibi baksaydı dünya nasıl bir yer olurdu düşündün mü?


Benjamin Button 'un Tuhaf Hikayesi'n  1 saatte okuyup bitirince yazılarıma geri dönüp  Muhteşem Gatsby hakkında ne yazmışım ona bir bakayım dedim. Bu kadar önemli  bir yazarın eserleri ile barışamadığım için üzüldüm hatta kendime kızdım. 

Benjamin Button deyince herkesin gözünde Brad Pitt canlanmıştır sanırım, ben filmi izlemeyenlerdenim. Kitap ve film varsa mutlaka kitabı seçerim yine öyle yaptım İş Bankası Modern Klasikler dizisinden okudum 50 sayfalık bu eseri. 





70 yaşında görüntüyle doğan Benjamin 'in her geçen yıl gençleşmesi anlatılıyor kitapta.  20 yaşındayken görüntüsü 50lerinde olduğu için  kazandığı halde Yale'e kabul edilmeyişi 50 lerinde ise 20 gösterdiği için bu defa Harward'a kabul edilişi,  aynı yaşlarda olmasına rağmen evlendikleri zaman karısından 30 yaş büyük gözükmesi , çocukları ve herkes yaşlanırken o gençleşmenin sancıları...

Çok keyifle , gülerek okuduğum bir kitap olduğunu söylemeliyim ama kitabın ana fikri neydi inanın anlamadım.  Muhteşem Gatsby için de muhteşem, harikulade, enfes gibi yorumlar okumuş ve çok şaşırmış kitabı anlayamadığımı düşünmüştüm.  Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi'nde de aynı şeyi hissettim sanırım kitap bitince içimde bir boşluk oluştu, kitap benliğimde bir yer kaplamadı. 

Klasik ve modern klasik olarak nitelendirilen tüm kitapların okunması gerektiğini düşündüğüm için elbette okuyun diyorum, ana fikri bilen varsa belki bana da yazar.

Sevgiler
Sevim