Dil dişin ağrıyan yerine değer...


Bir kaç gün önceydi; en sevdiğim çevirmenlerden olan Eren Yücesoy Cendey instagram hesabında Yüreğinin Götürdüğü Yere Git romanının İtalya'da yayınlaşının yirmi beşinci yılı nedeniyle yapılacak kutlamadan bahsetmişti. Ve bir de not ilave etmişti ' Bugün olduğumuz kişi olarak yeniden okumanın tam zamanıdır. ' 

Öyle yaptım bende yirmili yaşların hemen başında okuduğum bu şahane kitabı bir kez daha okudum. O kadar iyi geldi ki, içimi nasıl ifade etsem bilemiyorum ama sıcacık, yumuşacık yaptı sanki.




Anneannenin torunu için tuttuğu bu günlük, ona ithafen yazdığı mektuplar kendisini sorgulatıyor insana. Artık seksen yaşında olan Olga; kendi çocukluğunu, genç kızlığını, evliliği, erkenden ölen kızı İlara'yı ona karşı hislerini anlatıyor bu satırlarda artık uzakta olan torununa.

Neredeyse her sayfada altını çizecek bir cümle bulmak mümkün, bende böyle düşünüyorum, yada aslında doğru söylüyor olaylara bu açıdan baksam  daha rahat ederim dediğim cümleler ile dolu Yüreğinin Götürdüğü Yere Git.

Pek çoğunuz daha gençken okudunuz biliyorum, o zaman torunun bakış açısıyla hayata bakan dostlarım, şimdi anne yaşlarındalar. Olga'nın yaşına gelmemize epey var bu yüzden yeniden okuyun derim ben.

Bahar bize göz kırparken çok iyi gelecek ruhunuza. Uzun zamandır yapmadığım bir şey yapıp kitaptan bir kaç alıntı paylaşayım.

Sevgiler
Sevim

**Ölüler yokluklarıyla değil de - onlarla bizim aramızda - söylenmeden kalan sözler yüzünden keder verirler asıl

**Mutluluğun hep bir nesnesi vardır, bir şeyler yüzünden mutlu olunur, varlığı dışarıdan bir olaya bağımlıdır. Oysa neşenin nesnesi yoktur. Belirgin olmayan bir nedenle sarar seni.

**Anlayış ve yüzeysellik, yaşla değil herkesin hak ettiği yolla ilgilidir.