Tehlike somut olduğunda rahatsızlık fizikseldir,  içgüdüsel olduğundaysa psikolojiktir.





 Bu ara yine sadece polisiye okumak istiyor canım dikkatimi başka türlü toparlayamıyorum o yüzden arka arkaya blogumda bu tür yazılar görebilirsiniz. 

10 yıl kadar önce en çok okuduğum yazarlardandı Grange, sonra neden bilmem çok uzun bir ara verdim kendisine şimdi okumadığım kitapları listeme aldım yeniden başladım. Gözlem gücü çok yüksek olan, kişilik analizleri konusunda çok başarılı bulduğum bir yazar.  

Kurtlar İmparatorluğu romanında da Fransa'da yaşayan Türkleri o kadar net çizgiler ile anlatıyor ki yazarın kalemini beğenmeniz mümkün değil. Türkiye- Fransa arasında bir gerilim hattı çiziyor ve bu hatta herkesin yürümesini sağlıyor.

Roman zaman zaman hafızasını saniyelik yitiren, bu anlarda özellikle kocasını hatırlamayan genç bir Fransız kadın ile başlıyor.  Bir diğer bölümde ise Türk mahallesinde arka arkaya işlenen 3 kadın cinayeti var. Bu kadınların ortak bir özelliği var birbirlerine çok benzemeleri. 

Yazar çok ayrı gibi gözüken bu iki olayı iç içe geçirirken ülkemiz tarihine de bağlıyor. Romanda beni en çok etkileyen şey bu oldu. Fransız bir yazarın ülkemizin yakın siyasi tarihini bu kadar iyi araştırmış olmasına, ve Fransa'da yaşayan Türkleri analiz ediş biçimine hayran oldum.

Kurtlar İmparayorluğu olarak gerek kurgusu , gerek sonu beni çok etkilemedi ama her ne olursa olsun dünyada en çok okunan yazarlardan birinin ülkemizi ve siyasi sorunları bir romana konu etmesi bence çok önemli. Okumadıysanız bu sebeple bile okumanızı tavsiye ederim.

Sevgiler,
Sevim