Kadın erkeğin hüküm sürdüğü ülkesidir...



 

 Ne kadar çok kitap okursam okuyayım, edebiyat hakkında ne kadar bilgi edinirsem edineyim hep bir eksiğim var. Lou Andreas Salome ismini biliyordum ama kendisinin erkek olduğunu düşünüyordum. Geçtiğimiz günlerde blog komşumuz İlkay'ın yazarın başka bir kitabı için yaptığı yorumda gerçeği öğrendim.
 
 Kitabın arka kapağında ise 'Nietzsche'nin evlenme teklifini kabul etmediğini okuyup hayatını araştırınca kendisinin düşünce, felsefe dünyasında çok önemli bir kadın olduğunu öğrendim. Rainer Rilke 'nin de aşık olduğu ve Freud'un da en yakın dostu olan entelektüel ve çok güzel bir kadınmış Salome...  İrwin Yalom'un Nietzsche Ağladığı kitabında , ağlamanın kaynağı olarak gösteriliyormuş. Ama hakkında bulduğum bence en değerli bilgi dünyadaki ilk kadın psikanalist olması. 







Ruth'a gelecek olursam yazarın psikanalist olması sebebiyle ağır ve derin bir roman olduğunu söylemeliyim. Ruth lise öğrencisi ve edebiyata meraklı genç bir kız anne babasını çok küçük yaşta kaybetmiş amcasının yanında yaşamakta, okula yeni gelen öğretmen Erik'in dikkatini önce yazdıkları sonra da konuşmalarıyla çekiyor. Yaz tatilini ise Erik'in yürüyemeyen eşi ve oğluyla birlikte geçirirken Erik'le aralarında aşk doğuyor. Cinsellik içermeyen , fikirler üzerinden doğan bir aşk bu.

Tarz olarak felsefe, ağır psikolojik tahliller içeren cümleleri daha doğrusu bu tarz romanları çok fazla benimseyerek okuyamıyorum bu yüzden çok içime sindirerek okuyamadım sanki. Belki içindeki aşk bana çok sevimli gelmedi. 16 yaşında bir kız öğrenci ile 40 larındaki öğretmen aşkı ve öğretmenin öğrencisi üzerinde yaptığı baskıyı sevmediğim için de olabilir.

Dünya düşünce tarihindeki en önemli psikologları etkilemiş yazarın eserlerinin mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum.
Sevgiler,
Sevim