Hayata ölümden korkacak kadar bağlı değilim...


Yaz aylarıydı Üç Silahşor aldığımda, hemen okuyacaktım aslında ama tam o sırada kitabı bitiren bir arkadaş hiç sevmediğini, sıkıldığını söyleyince erteledim. Ama o kadar pişmanım ki şimdi, tek kelimeyle bayıldım ben...






Athos, Porthos, Aramis Kralin maiyetindeki gözde üç silahşordur. D'artagnan ise aralarına katılmak için köyünden çıkıp gelmiştir, ancak yaşının küçüklüğü ve tecrübesizliği nedeniyle bu mümkün olmaz, muhafız birliğide yer bulur, kendine ama ayrı birliklerde yer almaları çok sık dost olmalarını engellemez. 

Hepimiz çocukluğumuzdan beri isimlerini biliriz aslında D'artagnan, Athos, Porthos, Aramis. Temelde onların maceralarının anlatıldığı bir eser ama içinde Fransa İngiltere savaşı, Fransa Kralı XIII Louis ile Kardinal  Richelieu arası çekişme, gizli aşklar ve Dumas'ın her zaman belirlediği birkötü karakterin yaptıkları ile bu dört kafadarın maceraları büyük bir hareketlilik kazanıyor. 

Kimi zaman kahkahalar atarak okuduğum cümleler de oldu, çok şaşırdığım yerlerde . Dumas 'Turkler gibi bağdaş kurmak' demiş bir yerde. 1850 lerde Dumas'ın Türk tanıdıkları olması ve onlardan bağdaş kurmayı öğrenmesi bana çok ilginç geldi.

Dumas, bu dört adamın hatta uşaklarının kişiliğini de öyle net anlatmış ki hepsiyle arkadaş gibi oluyorsunuz okurken. Tabi kötü kadın Milady le de ...

Kesinlikle okunması gereken klasiklerden..

Sevgiler
Sevim