Saygı duymadığım kişilerle çalışmam ben...



Tam 14 yılda yazılan muhteşem bir eser. Bir destan, bir efsane Durgun Don. Dört ciltten oluşan yaklaşık 1700 sayfalık eseri grubumuz ile okumaya karar verdik. Başlarken gözüm korkmadı değil nasıl okurum diye ama elime alınca Don'da kayboldum gittim sanki. Her cilde bir hafta ayırmaya karar verdim yani bir ay gibi bir sürece Kazak halkıyla onların topraklarında ve savaş meydanlarında kaldım. Hissettiğim şey Yaşar Kemal'in tasvirleri ile Dostoyevski'nin insan portrelerini birlikte okuma duygusuydu.... Zor okuduğum savaş sahneleri de olmadı değil ama her şeye rağmen geçirdiğim bir aya değdi Don'da gezmek...

Böyle bir eseri kısaca anlatabilmek imkansız olsa da ciltler hakkında biraz bilgi vereyim istiyorum.





1. Cilt
Baş kahramanımız ; Gregor Melehov'la ailesinin kendisine seslendiği isim olan Grişa ile tanışıyoruz bu ciltte. Grişa, ağabeyi, ağabeyinin karısı , anne babası, kızkardeşi ile yaşayan henüz askere bile gitmemiş bir gençtir, yakışıklıdır ve tabiki çok cesurdur. 
Girşa ;komşusu Stephan'ın karısı Aksinya'ya aşık olunca pek çok kişinin hayatını alt üst olur. Natalya ile evlenmesi olayları daha da içinden çıkılmaz hale getirir ve tam o günlerde askerliği gelip çatar. Dört yıl sürecek askerliğinin ilk günlerinde ise 1. Dünya Savaşı başlar ve Grişa kendini adam öldürürken bulur. 

2. Cilt
Bu ciltte artık savaş meydanları, ölümler var. Hem de yok yere ölümler , gencecik milyonlarca insan Rus, Kazak, Alman, Avusturyalı, İngiliz, Fransız ve tabi Türk savaş meydanlarında kalıyor. 1918 den sonra biz farklı mücadeleler ile kurtuluşumuz için savaşırken 1917/1918 yılları Rusya için iç savaşla geçirmiş Ve Şolohov, ;Durgun Don'un bu cildinde savaş ve sonrasında ortaya çıkan iç savaşa ayırmış.
Özgürlük ile toprak sahipliği konusunda kafaları karışan Kazaklar ile Bolşevikler karşı karşıya geliyor. 

3. Cilt
1. Dünya Savaşını iyice unutan bir halk var artık karşımızda, herkese eşitlik özgürlük naraları atan ama kendi çıkarları uğruna gözünü bile kırpmadan komşusunu, akrabasını kurşuna dizen Bolşevikler ve bir karış toprağını paylaşmayı kabul etmeyen Don Kazakları.... 
Bu kitabı okurken diğer ikisine göre çok daha fazla zorlandım, kapı komşuları artık düşman olmuş birbirini öldürmek için pusuda bekliyor hep.

4. Cilt
Artık kahramanlarla vedalaşma zamanı, Melehov ailesiyle , Aksinya ile ve Grişa ile...İç savaş ,galibin mağlup mağlubun ise ertesi gün galip olduğunu sandığı günlerin sonu....

Durgun Don gerçek bir roman, gerçeklerin romanı. Nobel ödüllü yazarın dev yapıtı . Okuması kolay herkese tavsiye ederim dersem inandırıcı olmaz, ama edebiyat severlerin mutlaka okuması gereken bir roman.

Enfes  bir çeviri var, hiç bir üslup sorunu olmadan rahatlıkla okuyor ve hiç rahatsız olmuyorsunuz...

Sevgiler