Belki de bu her zaman böyledir, inişler ardından yükselişler gelir...



Uzun zamandır yeni yazı giremediğimin farkındayım ama bu ara hem bedenen hem kafa olarak biraz yorgunum kitaplarımı eski tempoda okuyorum ama sanki canım çok anlatmak istemiyor o yüzden yazı giremedim bu arada. Blogumu ihmal etmek istemediğim için Rus yazar deyince benim favorim olan Dostoyevski'nin uzunca bir öyküsünden bahsedeceğim biraz. Tatsız Bir Olay yetmiş sayfa civarında, yazarın diğer kitaplarının yanınca hacim olarak oldukça az yer tutan bir kitap.




Tatsız Bir Olay'ın kahramanı İvan İlyiç ; ilginç bir tesadüf ki Tolstoy'un da önemli eserlerinden birinin kahramanının adı bu (İvan İlyiç'in Ölümü) Kahramanımız hümanizm savunuculuğu yapmakta, kendisi general olmasına rağmen, en düşük dereceli memura bile çok özenli davrabılması gerektiğini anlatmaktadır arkadaşlarına. 

Bir akşam yolda yürürken dairesinde görevli en düşük dereceli memurun düğün evinin önünden geçer. İşte der aradığım fırsat ne kadar iyi biri olduğumu kanıtlamak için bu düğüne katılmalıyım. Düğüne katılır katılmasına da işler pek umduğu gibi gitmez...

Hepimizin düştüğü yanılgıları hatırlatan bu eserleri çok seviyorum ben. Çok kez söylediğimiz ile yaptığımız bir olamıyor, pek çok zaman şartlar buna elvermiyor. Uygun tabir mi bilemiyorum ama bazen bir şeyleri zorlayınca o üzerimizde biraz sakil duruyor .

İşte bunların hepsini anlatıyor Tatsız Bir Olay

Dostoyevski yazmış tabi ki okuyun....