Deliler ve çocuklar her zaman gerçeği söylerler...


Nasıl anlatsam ?
Nerden başlasam ?

Tam olarak bu ruh hali içindeyim şu an... Yedi yüz küsur sayfalık bu dev eserin son sayfasını nihayet kapatabildim. Tam on bir gün sürdü okumamız. Okumamız diyorum çünkü bir okuma grubu ile birlikte  her gün belli sayıda sayfa okuyup, her akşam tartıştık, anlamadığımız yerleri sorduk, altını çizdiğimiz yerleri birbirimize söyledik. iyi ki de o şekilde yapmışız yoksa ben bu kitabı ya yarım bırakırdım yada bir aydan kısa sürede okumazdım.  O yüzden okuma grubunu kuran Ayla başta olmak üzere , tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.




Gülün  Adı ; Dünya Edebiyatının kilometre taşlarından diye adlandırılan bir yapıt. Çok dolu, bir bilgi hazinesi aynı zamanda da polisiyenin gizemini içeren bir roman. Aslında tam olarak roman demeye de dilim varmıyor, romandan çok ötesi. 

Gülün  Adı ; Umberto Eco'nun  bulduğunu söylediği bir el yazmasını tanıtmasıyla başlıyor. Bu elyazması Melk'li çömez rahip Adso'nun yaşadığı yedi günü anlattığı bir günlük.

Ortaçağda -kitabın anlattığı tarih 1327 yılı - Hıristiyanlık'taki mezhepler arası çatışmalar, Papa ve imparator arası iktidar kavgaları rahatsız edici bir boyuta varmıştır. Bu yüzden Benedikten tarikatına mensup olan bir manastırda bir uzlaşma toplantısı yapılacaktır. Bu toplantıya Fransisken tarikatına mensup William arabulucu olarak katılacaktır, işte Eco'nun bahsettiği el yazmasını kaleme alan Adso'da William'a yazman olarak eşlik etmektedir.




Bu muhteşem manastıra vardıkları gün başrahip sabah saatlerinde bir rahip biraderlerinin ölü bulunduğunu ,ancak bir rahibin intihar gibi büyük bir günah işlemeyeceğine inandıklarını ve manastırda bir katil olduğunu düşündüklerini söyler. Eski bir sorgucu olan William'dan yardım ister. 

Baş rahip William ve Adsoya tüm yetkileri verirler, kütüphanede dolaşmak hariç. Kütüphaneye kimse girememektedir, girse de bu labirent şeklindeki yapının sırrını bozup çıkamamaktadır.

Yaşadıkları bu yedi gün boyunca hem kütüphanenin, hem manastırın hem de diğer rahiplerin sırlarını çözmeye çalışır William ve Adso. Bu arada da çok derin mezhep, din tartışmaları yaparlar, üstelik bu süreç içerisinde de büyük uzlaşma toplantısı yine manastırda yapılır.




Çok uzun zaman sonra anlamakta gerçekten zorlandığım bir eserdi, bunun en büyük nedeni Hıristiyanlık tarihi hakkında hiç bir şey bilmiyor olmam muhtemelen. O kadar çok tarikat, o kadar çok görüş varmış ki bunları anlamaya çalışmak, kişileri araştırmak ve öğrenmek vaktimi aldı. 

Olay intihar mı, cinayet mi diye düşünürken hem bir bilgi bombardımanı hem yeni olaylar içinde buldum kendimi. Pek çok yerde spolier verilmiş ama ben daha fazla konudan bahsederek okuma zevkinden sizi mahrum bırakmak istemiyorum.

Gülün Adı'nı herkese tavsiye ederim diyemiyorum işin açıkçası, tarihten keyif alanlar, araştırarak okumaya meraklılar çok mutlu olarak okuyacaktır eminim. Ama ben şöyle bir kanepeye uzanır  bir göz atarak okurum kitapları diyorsanız pek size göre olmayabilir. Bitirme şerefine erişenler - bizim gibi - kitabın kapağını kapadıklarında hem çok şey öğrenmiş hem de iyi bir polisiye okumuş olmanın hazzını hissedecektir.

Sevgiler
Sevim