Çoğu insan bakar ama çok azı görür...


Bir yazarın kalemini sevince diğer eserlerini de okuyup iyice tanımayı benimsemeyi tercih ettiğim için, kısa süre önce Siyah Lale eserini okuduğum yazarın pek bilinmeyen bir başka romanını okudum bu sefer de. Baskısı var mı şu an bilmiyorum ben kütüphaneden aldım ciltli kapaklı oldukça havalı  :) bu kitabı ...

Baştan belirteyim yine ilk bir kaç sayfa biraz zorlasa da, romanın temeli olan hayalet hikayeleri kısmı oldukça keyifli geçti benim için. 



Yazar Binbir Hayalet romanında kahramanlardan biri aslında, ilk sayfalarda avlanmak için gittiği köyde çok garip bir olayın içinde buluyor kendini. Yolda yürürken bir adam belediye başkanın kapısını çalıp, karısını öldürdüğünü - kafasını keserek- ama ölümden sonra bu kesik başın kendisi ile konuştuğunu itiraf ediyor.

Bu olay üzerine o yörenin ileri gelenleri, belediye başkanı, rahip, doktor, bir bayan, belediye başkanının arkadaşları  ve yazarımız ; aynı gece bir  evde toplanıp bu olay üzerine konuşmaya başlıyorlar. Doktor; bilimin ışıdığında böyle bir şeyim imkansızlığını savunurken geri kalan kişiler başlarından geçen garip hayalet hikayelerini anlatmaya başlıyorlar. İşte Binbir Hayalet romanının konusu bu gece anlatılan hikayeler. Aslında bu hikayelerde adı geçen kişiler Fransa tarihinde önemli yere sahip kişilermiş , yazar böylece romanını daha ilgi çekici kılmış.

Yazıldığı tarihe bakacak olursak , oldukça zekice kurgulanmış hikayeler gerçekten çok ilgi çekiciydi benim açımdan, üstelik hayalet hikayelerini sevmem ama yazarın tarzı ile çok keyifle okudum ben.

Klasiklerden korkanlar, bilim kurgu ve gerilim sevenler için bence bulunmaz bir nimet bu roman. 170 yıl önce böyle bir kurgu içine üstelik Fransa kralları, şövalyelerini katarak yazabilmek gerçek bir dehanın ürünü olabilir ancak. 

Pek çok gerilim filmine de ilham olmuş yada olabilecek hikayeleri ile süslü Binbir Hayalet romanını bence okuyun

Sevgiler
Sevim