Hayal ve Aşk - Beyaz Geceler


Aklımda olan, okuyayım dediğim bir klasiği okumuş olmanın mutluluğu içindeyim yine. Dostoyevski, Tolstoy kıyaslamasında her zaman oyu Dosto'ya olan bir klasiksever olarak aslında geç kaldığım kısacık, sıcacık bir klasik Beyaz Geceler. Çok yalın duygular, içinizi titreten insanlık halleri bence.

 Bir insan daha yirmi yedi yaşında bunları nasıl yazabilir diyorsunuz. Nasıl bu kadar derin şeyler hissedebilir ve hissetse bile bunları kağıda nasıl bu kadar okunası bir şekilde aktarabilir. Ben klasikleri yazanların gerçekten deha olduğuna inanıyorum. Bence bu olayın başka bir açıklaması yok.

İnsanların duyguları bu kadar değişmez mi diye merak ettim okurken. Beyaz Geceler bundan tam yüz yetmiş yıl önce yayınlanmış, kim bilir kaç milyon kişi tarafından okunmuş. Benim okuduğum İletişim Yayınları baskısının önsözü Orhan Pamuk'a ait ve Pamuk' ilk olarak on sekiz yaşında okudum ama hiç anlamadım otuz yaşında okuduğumda anladım' diyor. Gerçekten öyle çok kısa ama fazlaca derin bir öykü- roman . On sekiz yaş neşeli gençliğinin çok sevebilceğinden emin değilim bende.




Beyaz Geceler de adı hiç geçmeyen yirmi altı yaşındaki kahramanımız, çok yalnız, çok mutsuzdur. Kendi halan dünyasında tek başına yaşamaktadır. Bir gece Petersburg sokaklarında yürürken, bir genç kıza rastlar. Onunla dostluk kurmak ister, konuşmak , yalnızlığını gidermek ister  ve bunu başarır. Birbiri ardına dört gece buluşup, karşılıklı olarak  hayallerini, hayatlarını anlatırlar bu iki genç.

Bu dört günde kahramanımız pek çok duyguyu bir arada yaşar, yalnızlığının bittiğini hayal kurmaktan kurtulduğunu düşünür gündüzleri hatta... Her gece koşarak buluşma yerine gider.

Çok keyifli, ciddi dersler alınabilecek bir kitap Beyaz Geceler.

Romanın bence ana fikri Cemal Süreya'nın o eşşiz cümlesinde saklı hatta

Hayat Kısa Kuşlar Uçuyor.

Hayatın her anını doya doya yaşamak için çaba harcadığımız, aşık olduğumuz , sevdiğimiz, sevildiğimiz, arkadaşlarımızla doyasıya kahkahalar atıp gerekirse onlarla ağladığımız bir yıl olur umarım gelecek yıl hepimiz için. 

Roman kahramanı gibi, yalnız başına hayallerimizle yaşamak ve kendimizi mutsuzluğa gömmek için bir neden yok bence . 

Sevgiler
Sevim.