Ağlayarak istemekten başlayıp, konuşarak istemeye uzanan yolculuğun adı ; Olgınlaşma


Çok yeni tanıştım Niccolo Ammaniti ile ama Sen ve Ben için yazmış olduğum yorumda da belirttim okumadıysanız tıklayın çok akıcı,çok kolay okunan bir tarzı var. Belki İtalyan olmasından kaynkalıdır canlı, capcanlı yazmış her iki romanda da...

 Bir de çocukların dilinden onların hayal gücü ile yazılmış olması çok daha etkili kılıyor kitaplarını. Tatar Çölü ' nü okuduktan sonra biraz aklımın dağılmasına ihtiyacım vardı, aslında başka bir kitap okuyacaktım ama o distopya tarzında olabileceği için tam bir macera, heyecan kitabı olan Korkmuyorum okumaya karar verdim.




Sen ve Ben bir ergenin ağzından yazılmıştı. Korkmuyorum ise bir çocuğun , dokuz yaşındaki  Michele'nin... İtalyanın güneyinde Acqua Traverse adlı beş haneli bir sınır köyünde geçiyor roman.  Bu beş evin dördü yığma taşlı beyaz sıvalı birbirinin tıpkısı olan fakir insanların yaşadığı evler, diğeri ise çocukların saray diye nitelendirdiği ve köyün en zenginin evi...

 Bu evlerde aileleriyle yaşayan çocuklar  için zenginlik fakirlik gibi bir ayrım olmadığı için  hepsi birbiri ile arkadaş olan , yazın sıcak günlerinde bile koşup oynayan çocuklar; Kuru kafa, Salvatore, Michele ve kardeşi Maria....  Her gün ki gibi yarış yaptıkları ve birinci gelenin sonucu gelene ceza verdikleri oyun bittiğinde ilk defa sonuncu şişman Barbara değil  Michele oluyor 

 Michele nin cezası  'tepedeki harabe eve kapıdan girip  camdan atlama 'olunca  çocuklar hep birlikte harabe evin bahçesine doluşuyorlar. Ve işte  kapıdan girip, çürük yer döşemelerine basarak cama kadar ilerleyen ve tam  camdan atlayıp  arkadaşlarının yanına inecekken ağaç dalına takılıp aşağıdaki çukura düşen Michele bu çukurda  ise romanın konusu olan büyük, korkunç  bir sırla karşılaşıyor 

Bu sır Michele'in  temiz, saf, iyiliklerle dolu dünyasını anlatıyor bize  ve  ne yazık ki dünyanın her yerinde bu küçücük sınır köyünde bile büyüklerin tek derdinin para olduğunu. Doğru bildiğinden vazgeçmemek, iyi insan olmak erdemlerini çok çok çok güzel anlatan bir kitap 

Korkmuyorum; gerçeklere çok yakın bir roman, çağdaş romancılığın önemli isimlerinden biri olan Ammaniti'nin önemli eserlerinden .  Ölmeden önce okunması gereken 1001 roman listesinde yer alıyormuş ben böyle listelere pek inanmam ama böyle bir liste varsa Korkmuyorum burada olmayı  gerçekten hakkediyor özellikle sonunda sarılıyorsunuz. Ağlamadan kapağı kapatmanız pek mümkün değil. Tüm ebeveynlerin okumaları, ve yetiştirdikleri çocuklara bir kez daha bakmaları için harikulade bir fırsat Son bir not daha çeviri muhteşemdi... 

Sevgiler
Sevim