Geçmiş ile bugün arasında kaçınılmaz bir bağ vardır...


Ocak ayında okuyup büyülendiğim Şans Müziği  (bence tıklayın ) nden sonra yine büyülendiğim bir Paul Auster romanı daha . Leviathan , yazarın baş yapıtlarından biriymiş. Ben ne yazık ki okumaya geç kalanlardanım. Daha önce okuyanlardansanız şanslısınız bence bu tada vardığınız için. Amerikan Edebiyatının dâhilerinden bence. Hızla okunup tüketilemeyecek eserler bırakıyor. Asla sığ konular yok, öyle bir evirip çeviriyor, roman kahramanlarını öyle bir rastlantılar ile birbirine bağlıyor ki; 'aaaaaa gerçekten mi' dedim kaç kez okurken.




Leviathan; bir dostluk hikayesi en başta. Romanın asıl kahramanı olan Benjamin Sachs bomba hazırlarken parçalanarak ölüyor, cesedi tanınmaz halde olmasına rağmen , üzerinden çıkan tek bir telefon numarasından FBI anlatıcımız Peter Aaron'a ulaşıyor. Peter ölenin kim olduğunu hemen anlıyor. Çünkü en yakın dostu  Ben ; kısa bir süre önce ona bomba yapımına başladığı anlatmış...

İşte bu 280 sayfalık roman; Ben ile Peter'ın tipi altında dondurucu soğuk bir gece tanışmalarından başlayarak , bombanın patladığı güne kadar anılarından oluşuyor. Kitabın arka kapağında her ne kadar polisiye öykü dese de bence değil. Ben gibi başarılı bir yazarın neden bu yolu seçtiğini anlamamızı sağlıyor ama asla polisiye kıvamında değil. Bir dostun arkasından yazarak onu anlama çabası daha çok.

Evlilikleri , boşanmaları, aşkları , başarıları, başarısızlıkları ile her ne yaşarlarsa yaşasınlar - ki gerçekten cinayete vardırabilecekleri nedenler olmasına rağmen -  birbirlerini kaybetmeyen bu iki dost ölüm ile ayrılıncaya dek o sıcaklığı hiç kaybetmiyorlar.

Leviathan 'ın en muhteşem yönlerinden biri de çevirisi. Bence neredeyse kusursuz . Bu kelime burada olmamış sanki, şimdi ne demek istedi gibi düşünceler içine hiç girmeden okudum kitabı.

Sanırım Paul Auster külliyatını tamamlayacağım . Çünkü kullandığı dili okurken hem şaşırıyorum, hem de kıvraklığına hayran oluyorum. Beni Rus Klasiklerine ara vermeye razı edecek tek yazar ..

Mutlaka ama mutlaka okuyun, arka kapağı dikkate almadan okuyun ama.. Siz anıları okumak için okuyun, bir insanın bunalımlarına tanık olmak için okuyun... Kaçma kovalamaca beklemeden okuyun.. Okuyun ve içinde kaybolun Leviathan' ın ..

Sevgiler,
Sevim