Tutku

Dünya edebiyatının en tanınmış isimlerinden olan Dostoyevski'nin mühendis olduğunu hiç bilmiyordum bugüne kadar. Roman bitip bir kez daha hayatına bakayım dediğimde farkettim mühendislik okuyup, bir süre de istihkam müdürlüğünde çalıştığını...

Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler ve Budala daha önce okuduğum ama bir kez daha okumam gerektiğini düşündüğün kitaplarından bazıları... Hafta sonu ise yine tam bir insan portresi, iç dünyası olan bir kitabını okudum. Kumarbaz... 




Dostoyevski' nin 3 hafta gibi bir sürede bu romanı yazdığı, hatta stenograf tutup, ona söylediği ve o kızın bunları kağıda döktüğü şeklinde açıklamalar da okudum bunlarda magazin bölümü olsun yazımın..

Roman Almanya'nın küçük bir şehrinde lüks bir otelde başlıyor. Anlatıcımız Aleksi İvanoviç fakir bir öğretmendir. Bir generalin çocuklarına öğretmen olarak tutulmuştur. Generalin üvey kızı Polina' ya ise platonik olarak aşıktır. General ise bütün malını mülkünü Fransız Des Grieux 'a ipotek etmiş, tek varisi olduğu yaşlı teyzesinin ölmesini beklemektedir ve fena halde Matmazel Blanche' e aşıktır. Aleksi İnavoviç bu ortamda sadece İngiliz Bay Astley'den hoşlanmaktadır. Ama Astley'de Polina'ya aşıktır.

Bir gün ölüm haberi beklenen teyze gayet sağlıklı ve dinç bir şekilde kahramanlarımızın yanına gelince herkesin hayatı alt üst olur, çünkü teyze bütün mal varlığını kumara yatırmak üzere rulet masasının yolunu tutar...

Yediden yetmişe tüm insanların aç gözlülüğünü, hırsını, aşırı tutkularını, zaaflarını anlatan muhteşem bir eser. Polinaya olan aşkından esir olan İvaoviçin kumar batağına saplanması da, büyük teyzenin yaptıkları da okunmaya gerçekten değer.

Birde Fransızları hiç sevmeyen, küçümseyen, beğenmeyen kahramanımızın gayet akıcı bir Fransızcası olması ise büyük bi ironi....

İvanoviçe göre iki tür kumarbaz vardır
Birincisi şansının ne kadar açık olduğunu merak eden ve kazanacağı yada kaybedeceği parayı önemsemeyen zenginler
İkincisi  kazanma hırsıyla yanıp tutuşan meteliksizler

İvanoviç tabiki bu ikinci grupta yer almakta ve kumarda kazanma hırsı yüzünden esir düştüğü Polinayı bile unutabilecek hale gelmektedir.

Dostoyevski insanlardaki gözü dönmüş kazanma hırsının sonunun nelere varacağını bazı yerlerde kahkahalar attırarak, bazı yerlerde ağlatarak harikulade anlatmış.

Çevirisi de çok güzel olan bir eser, Koray Karasulu bence döktürmüş. Hiç yorulmadan okuyorsunuz, boğulmuyorsunuz. Konuşma dilinde kullanmayacağınız hiç bir kelimeyi süs olsun diye esere eklememiş.

Yazarın orijinal metinde Fransızca yazdığı herşey de Fransızca olarak bırakılmış, dipnotlarda açıklaması var.

Ben Kumarbaz sayesinde çok keyifli bir hafta sonu geçirdim
Klasikseverlere tavsiyemdir

Sevgiler