Değer vaktinde bilinmeli...











Bazen korkuyorum büyük kitaplardan, büyük yazarlardan ve bir türlü elime alamıyorum. Neden diyecek olursanız sanırım bazı yorumlardan ; Kafkaesk stil bir labirenttir, Kafka öyle bir yazar ki anlamak zordur, karanlıktır tarzı yorumları çok gördüğüm için hep erteledim Kafka okumayı. Murakami'den Sahilde Kafka okuyunca dedim artık vakti geldi  Dönüşüm' ün... Sonunda çok sevdiğim çevirmenlerden İlknur Özdemir çevirisi ile Yapı Kredi Yayınlarından okudum.

Korktuğum gibi olmadığını söylemeliyim en başta kolay okunuyor, okuyan herkes kendine göre bir şeyler anlıyor. Bunun nedeni daha önce Babaya Mektup okumuş olmam da olabilir, çünkü Dönüşüm temelde bir aile hikayesi. Konuyu bildiğinizi biliyorum ama yine de bir kaç cümle edeyim. Gregor Samsa sabah bir uyanır ki böcek olmuştur, o güne kadar ailesinin geçim sorumluluğu ondadır artık çalışamaz bırakın çalışmayı odadan çıkamaz hale gelmiştir.  Bu olayın ailenin tüm fertlerinde çok farklı etkiler yapar. O güne kadar el üstünde tutulan Gregor artık bir "böcektir".

Çıkarların bittiği noktada ilişkilerin nasıl örselendiğini metaforla anlatmak sanırım Kafkaesk stili. Gregor kaza geçirip, yatalak kalsa ve  çalışamasaydı aile yine dışlar nefret ederdi ondan ama bu öykü dünyanın en ünlü öykülerinden olmazdı elbet. 

Sevdim mi elbette çok sevdim ama hayatımın kitabı der miyim diyemem. Aradan geçen yıllarda insanların bencilliğinin  -100 yılda-  hiç değişmediğini görmek sadece içimi acıtıyor. Sadece çıkarlar, sadece kapitalist düzen ve onun köleleri olan biz...

Okumuşsunuzdur tahminen ama ikinci bir okuma yapabilirsiniz.

Sevgiler

Sevim