Gelenek ve önyargı seviyesinin üstünde uçmak isteyen kuşun kanatları güçlü olmalıdır...




Bazı kitaplar acaba çok mu abartılıyor diyorum kendi kendime. Ya da ben mi çok fazla kitap okuyorum daha mı seçici oluyorum bu yüzden bilemedim.

1899 yılında yayınlanmış Uyanış , 120 yıldan fazla zaman geçmiş üzerinden, bu geçen bir asır da dünya tabi ki çok gelişmiş, kadın erkek ilişkileri değişmiş elbette ama o yıllarda da Amerikan kamuoyunu sarsmış mıdır gerçekten emin olamadım. 

Edna yirmi yaşlarının sonlarında maddi durumu oldukça iyi bir erkekle evli iki çocuk annesi güzel bir kadındır. Yaz aylarını sahilde kiraladıkları pansiyonda geçirmektedirler. Kocası hafta içi şehirdeki işinde olduğu için Edna diğer pansiyonerler ve işletme sahibi ile iyi ilişkiler kurmuştur. En samimi olduğu kişi pansiyon sahibinin oğlu Robert'tir. Robert her yaz bir hanımla yakınlaşmakta , neredeyse bu yakınlığı flörte vardırmaktadır. Edna'nın soğuk, çekingen bir kadın olması sebebiyle ilişki hep belirli sınırlar içindedir.  

Zamanla Edna hayatını sorgulamaya başlar. Kocasına aşık değildir, özgür değildir, kendi için yaşamamaktadır ve artık buna bir son vermek istemektedir.

Edna'nın çelişkileri, ne yapacağını bilmez halleri yaz bitince de devam eder...

Beni çok etkilediğini söyleyemeyeceğim Edna'nın. Belki de yazarın kalemindendir, zaman geçişleri çok anlaşılır değildi. Ertesi gün mü oldu aradan aylar mı geçti kavramakta zorlandım. Çok daha çarpıcı bir kadın hikayesi bekliyordum herhalde o ölçüde etkilenmedim.

Hiç bir kitap için okumayın diyemem.
Okuyum elbette Edna'nın Uyanışını...

Sevgiler,
Sevim