Kibritin tuğlanın üzerinde bıraktığı iz gibi sen de benim üzerimde iz bırakacaksın





Karşılıksız Bir Aşk okurken Maksim Gorki' nin hayatını nedendir bilmem çok incelememiştim. Kendi hayatını adım adım yazdığı bir üçleme olduğunu öğrenince en iyisi bu seriyi okumak dedim. Çocukluğum - Ekmeğimi Kazanırken - Benim Üniversitelerim. 

Çocukluğum ; yazarın babasını kaybettiği gün ile başlıyor  Maksim henüz 5 yaşındayken. O günden sonra anneanne dede, iki dayı, yengeler ve onların çocuklarıyla hareketli bir yaşama adım atıyor küçük çocuk. Annesinin seçtiği farklı yaşam nedeniyle anneanne ile büyüyor Maksim. Onun şahane masalları ve sevdiği Tanrısıyla. Tabi bir de kendisine sürekli dayak atan dedesi ve onun korkutucu Tanrısıyla...

Okuduğumuz yazarın ,yada bir ailenin hayatı olduğu kadar dönem Rusya'sının aile yapısını, kadınların toplumda ve aile içindeki konumunu da öyle anlatıyor ki o günlerin içinde gidip bu öyküdeki insanları elinden tutup o evden dışarı çıkartmak nefes aldırmak istiyorsunuz. 

Ben biyografileri zaten çok severim ama bu kitap biyografinin çok ötesinde yazarın oğluna ithaf ettiği bu eser gözümün önünde öyle bir dünya açtı ki ve yazarı öylesine sevdim ki tüm eserlerini okumaya karar verdim. Hem babası hem annesi gözünün önünde ölen, her fırsatta dövülen  o küçük çocuğu sarıp sarıp sarmalamak istedim. Kitapta yazarın hayatında iz bırakan karakterlerin hepsi roman konusu olacak kadar renkli ayrıca. Hiç sıkılmadan bitmesin diyerek okuyacaksınız eminim. Benim için sıra Ekmeğimi Kazanırken'de

Sevgiler,
Sevim