Bir erkeğin yaşam boyu sakladığı bir sırrı olur da onu seven bir kadın hiç bir şeyden kuşkulanmaz olur mu hiç ?





Şu an çok keyifli ama ağır tempolu bir kitap okuyorum oldukça da hacimli bu nedenle tempolu ve keyifli bir Sherlock Holmes macerası arası vermek istedim. Amacıma tam olarak ulaşamasam da Korku Vadisi değişik bir Arthur Conan Doyle kitabı oldu benim için.

Korku Vadisi iki bölüm. 90 sayfalık ilk bölümde ;221 numaralı eve gelen Brilstone Malikanesindeki cinayeti ihbar eden şifreli bir mektup ve hemen ardından polisin her zamanki gibi Sherlock ve onun dostu Watson'dan Brilstone Malikanesinde işlenen bir cinayet için yardım istemesi söz konusu. İhbar mektubunun polisten önce gelmesi kuşkuları Sherlock'un ezeli düşmanı Prof. Moriarty üzerine çekse de , iki dost çok kısa bir sürede bu cinayetin sırrını çözerler.  Ama roman burada bitmez burada başlar.
 
İkinci bölümde ise bu olayın sırrına , nedenlerine,  olayın temelinin  dayandığı geçmişe ve  çetelere aslında Korku Vadisine gideriz. Maktul John Douglas'ın ateşi yükseldiğinde sayıkladığı yerlerde gezeriz. 

Ben biraz merak ederek, katil kim diyerek, düşünerek bir kovalamaca okumak istediğim için belki ikinci kısımdan çok keyif alamadım, ve sonunda hala olayların tam bağlantısını kuramadığım için mutlu bir okuma deneyimi yaşadım diyemem ama pek çok yazara ilham kaynağı olan ve polisiyede çığır açan bir yazarı okumak her zaman okuma hanemde artı olarak kalacak 

Sevgiler,
Sevim