Ama mantık ne zaman sevginin esiri olmamış ki, sevgi insana her şeyi yaptırır...


Kendi adıma söylemeliyim ki; sevgililer günü, anneler, babalar günü gibi günleri pek önemsemem. Ama son yıllarda ülkemizde yaşananlar sebebiyle kadınlar gününe karşı daha duyarlıyım. Ezilen, her tür şiddeti gören, kendini geliştiremeyen kadınlara bir gün bile olsa güzel sözler söyleyebilmek mutlu ediyor beni… Kadınlar gününe daha önce paylaştığım bu kitabı yeniden paylaşmak istedim. Ayşe Kulin’ in kaleminden Füreya.

Elimdeki kitap ilk baskı ve  Ocak 2000 tarihli .. Tam 21 yıl önce okumuştum. 2. kez 2017 de okumuşum




Füreya Koral ; Türkiye’nin ilk kadın seramik sanatçısı.. 1910 da Büyükada ‘da gözlerini açar  dünyaya… Son derece varlıklı ve aristokrat bir ailenin torunudur Füreya. Dedesi ve büyük amcası Osmanlı sarayına yakın kişilerdir. Ailenin tamamı sanatla iç içedir, neredeyse tamamı bir Fransız gibi Fransızca konuşmaktadır. Ancak; doğumundan hemen sonra gelen Balkan harbi yenilgisi, ve 1. Dünya Savaşı ailenin varlığını bir hayli küçültür ama görgü ve bilgisini asla …

5 yaşında kemana başlar 9 yaşında Atatürk’e keman çalar; o kadar etkilenir ki o mavi gözlerden aradan yıllar geçip dost olduklarında da kat kat artar hayranlığı.
Bursa’da yaşadıkları, Atatürk’le kadeh kaldırması, Paris’teki renkli günleri, sanatoryumda 40 yaşında evet tam 40 yaşında en büyük  aşkım dediği seramikle, toprakla, kille ilk tanışması ve süregelen yılları…

Nelerinden etkilendim bu kadının… Hayat için hep çabalamasından, ne ailesinin ne Bursa’lı kocasının servetine güvenmesinden, kendine hep değer katmasından,  kıymetli eşyaların ve mücevherin, yaşam içindeki değeri hiçtir, aslolan dostluk ve sanattır ' demesinden bugün varsan yarın yoksun, eğer bugün var olacaksan bir anlamı bir sevinci olmalı bu varolşun diye düşünmesinden, veremi atlatmak için gösterdiği çabadan, hayata hiç küsmemesinden ve 40 yaşında  bir çoğumuzun bu yaştan sonra olur mu diyeceğimiz bir yaşta hiç bilmediği bir sanat dalını kendi ruhuna göre keşfetmesinden, yalın süssüz zarafetinden ve 80 yaşında hala karizmatik olmasından…

Bu kadar muhteşem bir kadının hayatı o kadar güzel kitaplaştırılmış ki;  çok yalın bir dil var kitapta.. Akıcı güzel ve ince tasvirlerle de o ana gidip ya Füreya ile Büyükada’da köşkün bahçesinde geziyor,  ya Atatürk’ün sofrasına misafir oluyor, ya da Paris sokaklarında sergi geziyor buluyorsunuz kendinizi …

Hem bir roman hem de ciddi tarihi bilgiler içeren bir kitap Füreya’ yı okurken dayısı nam-ı değer Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı‘ nın hayatından kesitler de buluyorsunuz, Kılıç Ali’ li günlerde Atatürk ve Cumhuriyetin ilk yıllarına tanıklık ediyorsunuz… Ülkemizde böyle bir sanatçı yetiştiği için gurur duyuyorsunuz 


Çok severek, çok etkilenerek okudum Füreya'yı.. Öncelikle tüm kadınlara -örnek olması açısından -tavsiye ediyorum..Keşke tüm kadınlar hayattaki bir amacı olsa ve bunu başarmak için sevincini hiç kaybetmese ....

8 Mart Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun

Sevgiler
Sevim