İnsan insana taş kadar sağırdır...






 Klasikler deyince benim için akan sular duruyor, Dostoyevski ise tartışmasız favorim ama tüm Rus yazarları büyük bir iştahla okuyorum. Şimdiye kadar hiç Gorki okumamıştım. Okumam gereken 'Ana' romanı olması gerekli aslında ama en son okuduğum kitapta anlatılanlar o kadar etkiledi ki beni biraz soluklanmak için  Yordam Edebiyat 'Bir Solukta Klasikler' dizisinden seçtim Karşılıksız Bir Aşk 'ı. 

Anlatıcımız bir kırtasiye dükkanının önünde hiç bir şey yapmadan duran yaşlı adamın sırrını merak eder. Bir yolunu bulup yaşlı adamla tanışır ve  hayatını anlatmaya başlar  yaşlı adam. Karşılıksız Aşk bu hayat hikayesi işte...

İki kardeş sert mizaçlı babaları ölünce hiç ayrılmama ve birbirlerine yalan söylememe sözü verirler. Bu söz tiyatro oyuncusu Larisa ile tanışıncaya kadar da sürer.  İki kardeşin de aşık olduğu bu kadın sadece kendini düşünen, yeteneksiz olduğunun farkında olmadan sadece tiyatro yapmaya çalışan biraz da flörtöz bir kadındır. 

Romanımızın kahramanı olan ağabey Petruşa her şeyi göze alıp hayatını bu kadın peşinde sefil eder. Şehirden şehre sürüklenir. Bunların hepsinin nedeni 'Karşılıksız Bir Aşk'tır. 

Gorki ile çok geç de olsa tanıştığım için mutlu olduğum ,  bir kaç saatte bitebilecek bir klasik.

Okuyun bence...

Sevgiler,
Sevim