İnsan gözü denen bir çift noktada bazen ne büyük acılar birikebiliyor...


Savaş, cephe, ön saflarda çarpışanlar ve geride kalanlar. Dünyanın pek çok yerinde yaşanmış gerçek acılar ve işte bunların roman olarak anlatılması . Tarih kitabı olarak okuduğumuzda anlayamadığımız, gerçekliğini sorguladığımız olayları yaşayan kişilerin anılarından çıkan bir roman olarak okuyunca yerimize mıhlanıyoruz, ağlıyoruz, korkuyoruz.









Kropp, Müller, Leer, Tjaden, Westhus, Detering, Kat ve anlatıcımız Paul Baeumer... Bu isimleri aklınızdan çıkartmanız unutmanız mümkün olmuyor kitabı okuduktan sonra. 1, Dünya savasında henüz 18 19 yaşlarında olan bu gençler lise sıralarından kendilerini bir anda cephede bulurlar. Paul yaşadığı her günü öyle bir dürüstlükle anlatır ki , savaşı anlatan yüzlerce kitap yazılmış olsa da Garp Cephesinde Değişen Bir Şey Yok içlerinde en etkileyicisi olur.

Hakkında çok uzun bir şeyler yazılacak bir eser değil öylesine mükemmel ki anlatarak bu büyüyü bozmak istemiyorum.

Bence okuyun
Sevgiler
Sevim