Hepimiz ölüm karşısında eşitiz...


Sanırım iki yıldır okumak istiyordum Lord Jim'i. Konusu çok ilgimi çekmişti sosyal medya hesaplarında yorumlarında. Joseph Conrad'ın bu çok övülen kitabı ile tanıştım nihayet. 400  sayfalık bir eser. İş Bankası Modern Klasikler serisinden almıştım ama çevirisinde pek çok yerde takıldığım için Can Yayınlarından e kitap olarak da satın almak zorunda kaldım ama her ikisinin de çevirisinde o kadar şüpheye düştüm ki çok mutlu bir okuma yaptığımı söyleyemem bu sebeple. 





Jim çok severek başladığı kaptanlık mesleğinde, Müslümanları hacca götürmek için çıktıkları bir seferde çok büyük bir hata yapar, suç işler ve yargılanmaya başlar. Jim'in yargılanması sırasında kaptanlık belgesi iptal edilince dava sırasında tanıştığı  Marlow genç Jim'e iş bulur. Ama Jim yaptığı hata ile o kadar doludur ki bir çok iş değiştirir. En sonunda yine Marlow'un yardımıyla Malay'ların yaşadığı Patausan 'da iş bulur ve yerlilerle birlikte burada yaşamaya onlara önderlik etmeye başlar. Burada da bir sınavdan geçecektir.

İşte bu dava sırasında tanıştığı Marlow'un Jim ile ilgili anılarını anlattığı bir anlatıcı var romanda. Ama anlatıcı bir anda Marlow, bir anda Jim oluyor. Ve günümüzü anlatırken oradaki bir kahramandan yola çıkarak günler sonrasına yada günler öncesine dönüyor Conrad roman boyunca. Jim 'in Patusan'a gidip yeni bir hayata başladığı yere gelene kadar romanın 3/4 ünü okumanız ve pek çok karakteri tanımanız gerekiyor. Bu da beni Jim'den ve onun psikolojisinden uzaklaştırdı açıkçası.

Çok isteyerek başlamama rağmen çok sevdiğim romanlar arasında yer almadı Lord Jim. Ama yine de edebi açıdan, karakter derinlikleri açısından çok değerli bir roman olduğu da gerçek.

Sevgiler...
Sevim