Çingeneler Zamanı


Biliyorum başlığı görür görmez Emir Kusturica ve Goran Bregovic dediniz evet o muhteşem filmin müzikaline gittim 10 Şubat akşamı. Bursa'da Tayyare Gösteri Merkezinde sergilendi oyun, 700 kişilik salonun tamamı doluydu. Bu oyuncular açısından da benim gibi tiyatro severler açısından da mutluluk verici. Çünkü günümüz koşullarında bilet fiyatlarına bakınca üç dört kişilik bir ailenin özel tiyatro izlemesi maalesef lüks tüketim artık.





Keyifle ve çok büyük merakla gittim oyuna çünkü müzikleri her zaman beni büyülemiştir Çingeneler Zamanı nın. İki perdelik bir oyun ve oldukça yoğun bir dekoru var, sanki salonun sahnesine fazla gelmiş dekorlar biraz sıkışık gibi duruyordu.

İlk perde biterken ya keşke gelmeseydim , tüh dedim oyun için Çünkü müzikal oyunda duyulan tek şey müzikti, müzikteki sözler anlamak asla mümkün olmadı. Tabi  sözleri, diyalogları anlamayınca, filmin konusunu bilmeyen birinin oyununun konusunu anlaması mümkün olamazdı.

Perhan'ın adını bile anlayamadın ilk 45 dakika içinde. Sorun salondan mı kaynaklı acaba, yada bazı oyuncular , oyun boyu canlı söyledi bazıları playback yaptı da , daha önce kayda alınan müziklerdeki sözler salonda kayip mi oldu diye düşündüm.


Böyle düşünceler ile ikinci perde başladığında inanılmaz bir şey oldu, sanki ilk perdeyi başkaları ikinci perdeyi başkaları oynuyormuş gibi tüm sözler ve konu anlaşılır hale geldi ve tek kelime ile harika bir oyun izledik. Perhan ve Azra'nın aşkı da, Milano mafyası da, Ahmet te, sakat kız kardeş de çok net tanınır ve hissedilir şekildeydi.

Bu nasıl oldu gerçekten bilmiyorum ama ilk perde de bitse de gitsek dediğim oyunu ikinci perde de ayakta alkışladım. Gerçekten sahnede devrim gerçekleşmiş gibiydi.

Bu yıl için hedefim her ay en az bir oyun izleyebilmek.

Çingeneler Zamanı filmini izledikten sonra , müzikale giderseniz sanırım daha kolay adapte olur ve anlarsınız.






Sevgiler
Sevim