Doğruluğa dayanmayan hiç bir şey uzun ömürlü olamaz...


Jack London denilince aklınıza ; Martin Eden, Beyaz Diş, Demir Ökçe , Vahşetin Çağrısı geliyor biliyorum.  Ben içlerinde sadece Martin Eden okudum. Çevirisi nedeniyle çok hayran olmasam da, London 'un Amerikan Edebiyatının en önemli kalemlerinden olduğunu biliyorum. Raflarda Suikast Bürosu  ismini görünce çok şaşırdım. London'un kitapları arasında hiç duymamıştım. Ve işin aslı böyle sağlam bir gerilim kitabı da hiç beklemiyordum. 

Yaşamı boyunca intihal suçlamalarıyla çok karşılaşan London'un bu kitabın taslak halini de Sinclair Lewis'ten aldığı, ve 27.000yazıp kitabı tamamlamadan bıraktığı ve  Robert Fish'in tamamladığı not olarak en başta yazıyor.  Bu kadar önemli bir yazarın taslak halinde öyküler aldığını okuyunca küçük çaplı bir şok yaşadım aslında.






Suikast Bürosu adından da anlaşılacağı üzere, öldürmek üzerine kurulu bir şirkettir. Müşteri gelir öldürtmek istediği kişiyi , şirket kurucusu İvan Dragomiloff'a söyler ve parada anlaşırlar , ölüm gerçekleşir. Ancak bu büronun kendince bir etik anlayışı vardır. Öldürülmesi istenen kişinin ölümünün gerekli olması. Bu kişinin topluma zarar vermesi, suç işlemiş olması (hırsızlık, rüşvet tecavüz v.b ) kötü bir insan olması gibi . Ve emir verildiği andan sonra asla  geri alınamaz. Şirket aldığı işi mutlaka tamamlar. Bir yıl içinde başarılı olamaz ise aldıkları parayı faizi ile birlikte kendilerine işi veren müşteriye öderler. İşin en can alıcı noktası bu infazcıların sıra dışı ,entelektüel, dil bilimciler, profesörler, kimyagerlerden oluşması 

 Yeğeni Grunya dışında kimsesi olmayan Dragomillof'a bir gün gelen müşteri öyle bir ismin öldürülmesini ister ki; bu istek bir yıl içinde herkesin hayatını alt üst eder... Ölüm gerçekleşse de gerçekleşmese de büro artık tehlike altındadır.

Taslağı başkasına ait de olsa, son 60 sayfayı başkası da yazsa bence Jack London un muhteşem eseri Suikast Bürosu . Kitabı okurken sürekli ne olacağını düşünüyorsunuz, akıl yürütüyorsunuz . İnfazcıların kendi aralarında yaptıkları etik tartışmaları bazen uzamış gibi gelse de ben çok beğenerek okudum.  Çok keyif aldım. Kaçma kovalama, öldürme ,planlar ve her ne olursa olsun kafalarındaki etik değer uğruna verdikleri sözden dönmemeleri , okurken  insanı düşündürüyor, sorgulatıyor. Böyle bir büro olabilir mi böylesine yekin kişiler öldürebilir mi ? diye merak ettiriyor.

Çok içtenlikle okumanızı tavsiye ederim. 
Keyif alacaksınız.

Sevgiler
Sevim.