Saraydan Kalan Hatıralar


Meyyale,  hukukçu, gazeteci Hıfzı Topuz'un anneannesinin annesi.. Yazar için bir aile biyografisi yani .  Uzun zamandır kitaplığımdaydı. Sevgili Gül Akça son yazısında bahsedince hemen okumaya karar verdim.

Bu kitapta Meyyale'nin, yaşadıklarının tarihsel bilgiler ile harmanlanmış bir bütünü. Ne tam bir roman ne de tam bir tarih kitabı. Okurken çok keyif aldığım gibi , en son lisede öğrendiğim tarihi bilgilerimi de tazelemiş oldum aslında. 






Abdülmecit tahtta iken, kardeşi Abdülaziz, yasak olmasına rağmen bir çocuk sahibi olur. Bu çocuğun Abdülaziz tahta geçene kadar sarayda saklanması gerekmektedir, ama bir çocuk için yalnız büyümek işkence gibi olacağından, Abdülaziz'in annesi Pertevniyal Sultan  saraya gizlice  iki kız çocuğunu alır ve büyütür. Meyyale ve Çeşmidil... Abdülmecit'in zatürreden ölüp  tahta Abdülaziz çıkınca kızların gizliliği de ortadan kalkar ve saray adetlerine göre yetiştirilirler.

İlk evliliğinde mutlu olamayan Meyyale, ikinci evliliğini sarayda görevli Hasan Hilmi  paşa ile yapar ve köşkten ayrılıp kendi hayatını kurar. Bu yıllarda Abdülaziz tahtan indirilir ve yerine sırayla Abdülmecit'in oğulları geçerler V. Murat, Abdülhamid, Mehmet Reşad ve Vahdettin.. Yani Osmanlının son dört padişahı...





İşte bu kitap tamda bu son beş padişah zamanını , saray içi entrikaları, büyük yolsuzlukları, har vurup harman savrulan paraları anlatıyor. Koskoca imparatorluğun nasıl çöktüğünü bir kez daha anlıyoruz.

Benim en çok ilgimi çeken bölümlerden biri son harem ağası Hayrettin beyin anıları oldu. Çok küçük yaşta kaçırılan, ailelerinden kopartılan, hadım edilen bu çocuklar saraydaki cariyelerin başlarında, padişahların yanlarında yer almışlar.

En çok içimi acıtan bölüm ise, haremdeki kızlar. Bazıları zorla, bazıları ise ailelerinin paraya olan ihtiyacı yüzünden saraya alınmış. Küçücük yaşta harem dairesine kapatılan bu kızların tek hayali padişahın bir gece yatağına girebilmek ve hamile kalabilmek. Hele ki bebek erkek olursa, şehzade annesi hatta valide sultan olabilmek. Allahım ne korkunç bir işkence bu. Sadece o bir gece için birbirleriyle rekabet hatta savaş içinde olan bu  bu 50 -60 belki daha da fazla olan kızın  hayatını anlatacak kelime yok aslında.




Bilgilerimizi tazelemek, tarih sayfalarında gezmek için okunması gereken bir kitap bence... Tek bir sorun var bir satır -di li geçmiş zaman bir satır  - miş li geçmiş zaman ile yazılmış bu okumayı biraz zorlaştırıyor, anlam bütünlüğü bozuluyor. 

Okul zamanlarında öğrendiğimiz ama görevlerinin ne olduğunu unuttuğum bir kaç saray görevlisinin adını ve açıklamasını da yazayım size, kimbilir belki bir gün bir yerde lazım olur (Malumatfuruşluk bunu gerektirir bence )

Mabeyinci :Padişahın dış işlerini yapan kişi
Serasker:    Sadrazam olmadan ordu kumandanı olan kişi
Hazinedar: Haremdeki cariyelerin yetişmesinden sorumlu olan kadın 

Sevgiler
Sevim