Mayıs 29, 2019

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca - Yaşar Kemal

Karınca Olmak mı Fil Olmak mı ? 


Ahh Yaşar Kemal... Ne çok özlemişim seni okumayı, okurken daha iyi anladım. Nasıl bir ustasın, nasıl bir kalemin var anlatmaya kelimelerim yetmiyor asla. Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca için pek çok yerde çocuk kitabı diye açıklamalar var. Bu herhalde kitabı okumayanların yorumu. Kitap tam bir kurgu belki biraz da distopik. Ama içerdiği alegori öyle güzel ki, öyle yerinde ki karıncaların da fillerin de insanistan! coğrafyasında yaşayan karşılıklarını gözlerinizin önüne hemen getiriyorsunuz. Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde diye başlayan bir masal değil belki ama bir masal yine de.

Filler büyüktür, sultandır ve çalışkan karıncaları alıştıra alıştıra köle ederler kendilerine buna itiraz eden kırmızı sakallı karıncaya da yakalandığı yerde ölüm cezası verirler. O çalışkan o akıllı karınca grubu ise yavaş yavaş alışır bu köleliğe en garip en akıl almaz isteklerini bile yerine getirirler fillerin. Kendilerini fil sanıp kıçlarını ağaçta kaşımaya bile başlarlar.  

Güçlüler güçsüzleri önce ayrıştırır, yalnızlaştırır sonra da ezer.  Bu arada kendine bir de yardımcı olur, hüdhüd kuşu... 




Kelimenin tam anlamıyla harikulade bir eser, söylenecek o kadar şey var üzerine söyleyemiyorum. Okumadan anlamanız mümkün değil çünkü beni. Okuduğunuz bir masal olacak evet ama masallar direnişin simgesi olmamış mı hep işte bu da parçalanmanın yıkılmanın ama direnme ateşini söndürmeyen bir karıncanın bile neler yapabileceğinin masalı

Bayram tatili geldi bile , mutlaka okuyun . Çevrenizdeki filleri göreceksiniz

Sevgiler

Altını Çizdiklerimden
*****************
** Değer, yaşamak her şeye değer. dediler karıncalar. Ölüm umutsuzluktur, oysaki en kötü yaşamda bile her gün umut güneş çiçeği gibi açar

**Hiçbir hayvan hiçbir hayvana hiç bir yaratık insanların birbirine yaptıklarını yapamazlar

** Umutsuzluk köleliğin anasıdır

** Kitaba düşünmeye düşman edeceksiniz !!!!!!!!!


Mayıs 28, 2019

YAZ MİMİ

YAZ GELDİ

Özlemişim mim yazmayı... Bu ara pek çok mim oldu ama ben ne yazık ki hiç birini yapamadım kafam o kadar dağınık ki aslında ama sevgili Efsun seni mimledim deyince konu da yaz olunca tatil olunca hadi dedim Sevim başla bir yerden mimlerine . Bakınız Efsunvari yaz ile ilgili neler demiş önce bir onu okuyun (buyrun buyrun tıklayın)

Yaz mı Kış mı ?

Tabi ki yaz... Ben karı, soğuğu, ayazı hiç sevmem çocukluğumdan beri. Ne de olsa kanımda Akdeniz meltemleri dolaşıyor. Ayrıca sokak canları için de bütün kış huzursuz olurum, üşüyorlar diye.  Yazın istediğin kadar ince giyisi, terlik konsepti yapıp evden kendini dışarıya atmak mümkün ama kış öyle mi ya. Kazak giy, üzerine hırka giu, kalın mato giy, şapka , manto ayyy lahana bebekler gibi kat kat. Yok hiç bana göre değil. Sabah kalkınca pırıl pırıl güneşi görmek gibisi var mı 

Hayalimdeki Tatil ?

Tatil için kaç günlük sürem var :) Ona göre değişir. Şimdi diyorsanız hafta sonu ancak vaktin var. Ben Cunda alayım. Bursa'dan arabayla 3 saat. Deniz eşyalarımı toparlamaya gerek yok, kenardan baksam Taş Kahve'de bir kahve içsem, arka sokaklarda yürüsem yeter.

Derseniz ki sana dört gün süre verdik ve tabi para :) Ben bir Avrupa şehri alayım. Londra veya Lizbon olabilir, ikisi de çok merak ettiğim şehirler

En az bir hafta sürem varsa tabi ki Bodrum. Hatta nokta atışı yapayım size Ortakent / Yahşi... Hemen çantamı hazırlayıp yola çıkabilirim.

Tatilden En Büyük Beklentim

Kafamın dinlenmesi. Kısacık bir sürede bir Avrupa şehrini gezmeye gittiysem bedenen dinlenemem ama kafamın içindeki tüm karmaşayı havalimanında bırakıp binerim uçağa.

Ama bir hafta deniz kenarında ayaklarımı uzatıp yatacaksam da bedenen çok iyi dinlenirim.

Sınırsız Bütçem Olsa (ben bura süre de ilave etmek istiyorum)

Küba tatili isterdim. Sanırım şu an en çok görmek ve bir süre vakit geçirmek isterdiğim yer. Bir on beş gün kadar sürem varsa rumba bile öğrenebilirim bence :)

Unutamadığım Bir Tatil Anısı

Anlatmasam daha iyi olacak bir anım olduğu için bu soruya PAS diyorum

Yazın yapmayı sevdiklerim

Tatilde deniz kenarında şezlongda boş boş yatmak, denize bakmak... Sadece bu 

Tatili özleyen herkes davetlimdir

Mayıs 20, 2019

Tatsız Bir Olay - Dostoyevski

Hümanizim -Tatsız Bir Olay


Uzun zamandır yeni yazı giremediğimin farkındayım ama bu ara hem bedenen hem kafa olarak biraz yorgunum kitaplarımı eski tempoda okuyorum ama sanki canım çok anlatmak istemiyor o yüzden yazı giremedim bu arada. Blogumu ihmal etmek istemediğim için Rus yazar deyince benim favorim olan Dostoyevski'nin uzunca bir öyküsünden bahsedeceğim biraz. Tatsız Bir Olay yetmiş sayfa civarında, yazarın diğer kitaplarının yanınca hacim olarak oldukça az yer tutan bir kitap.




Tatsız Bir Olay'ın kahramanı İvan İlyiç ; ilginç bir tesadüf ki Tolstoy'un da önemli eserlerinden birinin kahramanının adı bu (İvan İlyiç'in Ölümü) Kahramanımız hümanizm savunuculuğu yapmakta, kendisi general olmasına rağmen, en düşük dereceli memura bile çok özenli davrabılması gerektiğini anlatmaktadır arkadaşlarına. 

Bir akşam yolda yürürken dairesinde görevli en düşük dereceli memurun düğün evinin önünden geçer. İşte der aradığım fırsat ne kadar iyi biri olduğumu kanıtlamak için bu düğüne katılmalıyım. Düğüne katılır katılmasına da işler pek umduğu gibi gitmez...

Hepimizin düştüğü yanılgıları hatırlatan bu eserleri çok seviyorum ben. Çok kez söylediğimiz ile yaptığımız bir olamıyor, pek çok zaman şartlar buna elvermiyor. Uygun tabir mi bilemiyorum ama bazen bir şeyleri zorlayınca o üzerimizde biraz sakil duruyor .

İşte bunların hepsini anlatıyor Tatsız Bir Olay

Dostoyevski yazmış tabi ki okuyun....

Mayıs 07, 2019

Kadın Yok Savaşın Yüzünde - Svetlana Aleksiyevic

Savaş - Kadın Yok Savaşın Yüzünde


Şimdiye kadar izlediğiniz en iyi savaş filmi hangisi ?
Er Ryan'ı Kurtarmak
Schindler'in Listesi
Full Metal Jacket 
Müfreze
Pealr Harbor

Peki ya şimdiye kadar okuduğunuz en iyi savaş konulu kitap hangisi
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok
Diriliş
Anne Frank'in Hatıra Defteri
Boyalı Kuş
Aslan Asker Swayk
Çanlar Kimin İçin Çalıyor 
ve bu romanlar dışında tüm tarih kitapları

Bu filmleri izledik, bu romanları okuduk, bir sürü tarihçiyi okuduk veya dinleyip belgeseller izledik değil mi hepimiz. Hepimiz savaş hakkında bir şeyler bildiğimizi düşünüyoruz. Özellikle de 2, Dünya Savaşını. Almanya Polonya'yı işgal etti, İngiltrere ve Fransa Almanya'ya savaş açtı, Alman Birlikleri Sovyetler Birliğinin iç kısımlarına ilerledi,Japonya Pearl Harbor'u bombaladı...... diye devam ediyor.  Sonuç ; toplamda elli beş milyon insan öldü. 




Bildiklerimiz bunlar, peki ya hisler, savaşanların hisleri özellikle de kadınların. Kadin Yok  savasin Yüzünde; Sovyetler Birliğinde savaşa katılan kadın askerler ile yapılan söyleşilerin kitabı. Yazar Svetlana Aleksiyevic ; yüzlerce kadınla konuşmuş, evlerinde ziyaret etmiş onları, mektuplaşmış, sonuçta bu muhteşem derleme ortaya çıkmış.  2015 de Nobel Edebiyat Ödülü kazanan yazar diyor ki ;  'Çünkü savaş hakkında bildiğimiz her şeyi biz erkek sesinden dinlemişiz, hep kahramanlık, hep kazanma hikayeleri duymuşuz.' İşte şimdi Sovyetler Birliği ordusunda savaşa katılan neredeyse bir milyon kadın askerden hayatta kalanlar ve -anlatmak isteyenlerin- anlattıkları ile başbaşayız.

Ben bu kitap hakkında çok fazla bir şey yazamayacağım, çünkü her sayfada boğazım düğümlendi .Anı kitaplarını çok keyifle , genelde gülümseyerek okurdum ama bu kez  bir anı kitabı okurken çok ağladım , hemde çok...

Bu kitabı alıntılar ile anlatacağım başka türlüsü mümkün değil. Lütfen lütfen lütfen okuyun, Kadın Yok Savaşın Yüzünde'yi ...Savaşın ne kadar iğrenç, ne kadar dayanılmaz bir şey olduğunu bir kez daha görün. Para uğruna, servet uğruna, petrol uğruna her ne uğruna olursa olsun savaş insanlık dışı bir olay..

Daha çok pek çok satırın altını çizdim ben. Bir kaçını buraya ekliyorum sadece...

** Cepheye gittiğimde öyle bir ufaktım ki savaş sırasında boyum uzamış.

**Kadınlar neden söz ederlerse etsinler şu fikri akıllarından çıkaramıyorlar. Savaş öncelikle cinayet, sonra ağır bir iştir

** Muharebeye giden yüz kişiden sadece yedisi döndüğü için taliplisi kalmayan sıcak lapa ve çorba

**Günlük besinimiz iki peksimetten ibaretti

** Öldürülenleri gömmeye vakit bulamıyorduk, sadece kum döküyorduk üstlerine

** Bana mutluluk nedir diye soracak olursanız, ölüler arasında canlı birini bulmaktır derim.

**Güzelliğim savaşta kaldı ne acı

**Ben küpelerimi bir köşeye saklamıştım, geceleri takıp uyuyordum

** İnsanlar sokakta yürürken açlıktan düşüp ölüyordu.

** Şehirdeki tüm kedi ve köpekler yenip bitirilmişti, serçe ve saksağan namına bir şey kalmamıştı.





Mayıs 03, 2019

Mutlu Prens - Oscar Wilde

İyiliğe Dair- Mutlu  Prens


Kulak verin bu dediklerime,
kimi bir bakışıyla yapar bunu
kimi dalkavukça sözlerle
korkaklar öpücük ile öldürür
yürekliler kılıç darbeleriyle
kimi gençken öldürür sevdiğini
kimi yaşlı iken
şehvetli ellerle boğar kimi
kimi altından ellerle
merhametli kişi bıçak kullanır
çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
kimi yeterince sevmez,
kimi fazlaca sever
kimi satar kimi de satın alır
kimi gözyaşı döker öldürürken
kimi kılı kıpırdamadan
çünkü herkes öldürür sevdiğini
ama herkes öldürdü diye ölmez

demis Oscar Wilde. Bu kadar ölümden, öldürmeden baseden bir yazar hakkında kendini öldürdü diye söylentiler olması çok doğal sanırım. Bir çok kaynakta menenjitten öldüğü yazsa da pek çok kaynak Paris'te köhne bir otel odasında tek başınayken kendini öldürüdüğünü yazmaktadır. Sebebi her ne olursa olsun hayata çok erken veda eden bir isim Wilde.. Geriye sadece tek bir roman bırakabilmiş. Dorian Gray'in portresi. Oyun ve öyküleri ise biraz daha fazla




Cinsel tercihleri yüzünden pek çok sorun yaşayan, hapse düşen, manevi olarak çocuklarını kaybeden yazarın, çocukları okusun diye yazdığı söylenen Mutlu Prens öykü kitabını okudum bugün. Mutlaka pek çok yayın evi tarafından basılmıştır , ben tercihimi İş Bankası Yayınları Modern Klasikler dizisinden yana kullandım.

Elli sayfalık bu öykü kitabında beş ayri öykü var;
Mutlu Prens
Harika Fişek
Bencil Dev
Bülbül ve Gül
Vefalı Dost

Çocuklara masal olarak ne zaman okunabilir, yada kaç yaşından sonra çocuklara okunması tavsiye edilebilir bence uzmanların karar vermesi gereken bir konu bu çünkü her öyküde ölüm geçiyor bu sebeple ben çocuklarınıza mutlaka okutun deme şansına sahip değilim ama yetişkinlerin bu hayat koştuşturması içinde okuması gereken öyküler Mutlu Prens içindekiler.

Her birinde ağırlıklı olarak bencillik, iyilik ,dostluk, sevgi temaları var. Belli bir yaştan sonra kişilerin değişmesi zor olsa da okuduğu bir satırdan etkilenip acaba demesi bile yeterli belki de

Okuyun derim ben, okuyun ve biraz huzursuz olun

Sevgiler
Sevim

Mayıs 01, 2019

Üç Yıl - Anton Çehov

Sorgulamalar- Üç Yıl


Kitapçılarda yapılan indirimleri seviyorum. Hiç aklımda olmayan, okuma listemde bulunmayan kitapları da düşük maliyetle okumuş oluyorum böylece. Üç Yıl içinde bu aynen geçerli. Bu yıl içinde Anton Çehov'dan Vanya Dayı okumak aklımdaydı ama 5 TL rafında yazarın ismini hiç duymadığım Üç Yıl novellasına rastlayınca yazarla güzel bir tanışıklık yapmış oldum.





Kısacık bir hayat yaşamış Çehov. Kırk dört yaşında veremden ölmüş ama bu kısacık sürede çok ses getiren eserler yazmış. Martı,  Vanya Dayı ve Vişne Bahçesi en çok bilinen oyunları yazarın.

Üç Yıl ; Moskovalı çok zengin bir tüccar olan Laptev'in her açıdan kendisini sorguladığı bir öykü. Otuzlu yaşlarda ve çirkin sayılabilecek bir erkek olan Laptev, ağır hasta olan ablasının yanında bir taşra kasabasında kalmaktadır bir süredir. Ablasının doktorunun genç ve güzel kızı Yulia'ya aşık olmuştur. Evlenme teklifi kabul görse de Laptev sürekli sorgular bu evliliği . Karsının kendisi sevmediğini , mutsuz olduğunu düşünür her gün. Babasının servetini, personeline karşı davranışlarını sorgular. Bu servetin aslında insan olarak hiç bir şey katmadığını farkeder. Eski sevgilisyle evlense daha mutlu olup olmayacağını sorgular. Bu sorgulamardan da çok yorulur.

Çehov'un realist tarzının çok güzel bir örneği bence Üç Yıl. Zaman zaman hepimizin yaptığı neredeyim ben ne yapıyorum diye hayatımza göz attığımız olur ya işte kahramanda tam olarak bunu yapıyor her gün..

Gerçekten büyük keyifle okudum. Kısacık bir eser tek sorun Rus kahramanların isimleri ve aile arasında o isimlerin kısaltılmış hallerinin hepsinin kullanımı. Güzel bir çevirisi ve akıcı bir dili var. Bir okuyun bakalım siz hangi soruları soruyorsunuz kendinize

Sevgiler
Sevim.

Beş Sevim Apartmanı - Mine Söğüt

Akşam Bir Rüya Gördüm Bazı yazarlara geç rastladığım için üzgünüm. İsmini çok iyi bilmeme, gazeteci kimliğiyle tanımama rağmen romanlarını...