Mayıs 29, 2018

Donumdaki Para - Muzaffer İzgü

Kısa Öyküler İle Gülümsemek


40 lı yaşların başında ve Dünya Sağlık Örgütünün araştırmalarına göre halen genç biri olarak diyorum ki ; biz gülmeyi edepli insanlardan öğrendik. Bu yazıyı hazırlarken blogger arkadaşlarımızdan sevgili  Mehmet ile konuşuyorduk. O da aynen böyle dedi Biz gülmeyi Adile Naşit'lerden öğrendik.  Hababam Sınıfı ve İnek Şaban'dan , Şener Şen'den , Münir Özkul'dan, Zeki -Metin'in hakaret içermeyen siyasal taşlamalarından öğrendik. Duyduğumuz en ayıp söz Eşşooleşşek oldu. Levent Kırca'nın Olcak O Kadar' ıyla büyüdük biz .. Sarhoşi taklidinde gözlerimizden yaş geldi her seferinde.




Nedenini hiç anlamadığım ve işin açıkçası kabul de edemediğim bir şekilde artık gülme, espri anlayışı değişti. Cem Yılmaz ve Ata Demirer'de olmasa sahnede kaliteli komedi yok. Bir kaç ünlü taklidi ve beyaz perde de küfrü espri sayan bir komedi anlayışı hakim.. Bir insanın gaz çıkarmasına, şive taklidi bile diyemeyeceğim bir konuşma tarzına kahkahalar atılması hala bana çok uzak.

Bu yüzden de belki ben rastlamıyorum ama kitap raflarında gülmece kitabı yok. Romandan vazgeçtim , öykü kitabı da yok. Belki günlük olayları daha esprili dille anlatan bir kaç kitap vardır ama benim anlatmak istediğim gülmece kurgusu eksik edebiyat dünyamızda

Madem yeni kaleme alınmış böyle bir eser yok bende kısa bir süre önce hayatını kaybeden değerli usta Muzaffer İzgü'nün bir kitabını seçtim kendime 
gülümsemek için. 




 Donumdaki Para isimli  öykü kitabını 26 kısa  öyküden oluşan sıcacık bir Türkiye portresi...  Muzaffer İzgü  çocukluğunda bulaşıkçılıktan, garsonluğa her işi yaparken eğitimini tamamlamış ve öğretmen olmuş.  Bazı eselerinde kendi hayatından kesitleri anlatmış ,okurken o yılların Türkiye'sine gidiyorsunuz . Sadece o günlerle kalmıyorsunuz ne yazık ki bir çok şey hala gerçeğin tam da kendisi

Kitaba adını veren Donumdaki Para evi polislerce aranan ve bu sayede kaybettiği herşey polislerce bulunan bir vatandaşın öyküsü. Boyumu Kırk Santim Uzattım isimli öyküde bir söz var ki gerçekten kahkalar attım ' İki uzun boyludan levent, bir uzun bir kısadan bülent, iki kısadan meret doğar ' Müdür Olmak Çok Kolay  öyküsü tam da dediğim gibi bugün de geçerli

Naif bir eser. Ben gerçekten keyif alarak okudum. Kaliteli esprilere gülmek, biraz da geçmişe yolculuk yapmak istiyorsanız bence okuyun



Sevgiler
Sevim.

34 yorum:

  1. Ah canım Muzaffer İZGÜ..
    Onu çok özlüyorum.. Ben ilk kitap okumaya onun kitabıyla başladım ve çok güzel muhabbetler biriktirdim onunla..o yüzden sevgisi de özlemi de büyük bende.
    Kitaplarıyla gülmek öyle güzel ki :)
    Mesela ben "lüp lüp makinesi"ni bir gün okula giderken almıştım, eve dönmeyi bekleyemeyip derste açıp okumaya başlamış ve sınıftan atılmıştım, o kadar gülmüştüm ki hala daha açıp okurken aynı şekilde gülüyorum :)
    Bu kitaba da bayılıyorum. Ama ne yazık ki şimdiler de böyle kaliteli gülmeyi bizlere yaşatacak kitaplar yok..bunun için çok üzgünüm..

    YanıtlaSil
  2. Maalesef canım... Gülmece anlayışımız toptan değişti hatta yok oldu O yüzden bu kitap bana çok iyi geldi

    YanıtlaSil
  3. Canıımm büyük bir keyifle okudum yazını. Çocuk kitapları da yazıyordu Muzaffer İzgü. Allah rahmet eylesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ağırlıklı çocuk kitapları var.. Ve bu gülmece öykü ve romanları iyi ki yazmış bunları da hala okunacak birşeyler var

      Sil
  4. Çok güzel bir paylaşım. Yazdıklarının kelimesi kelimesine katılıyorum. Şimdiki espri anlayışı maalesef küfürden ibaret. Bazıları da bunları gerçekten komik buluyor, anlayamıyorum! Eskiler bambaşkaydı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülmece bizde zamana yenik düştü bence

      Sil
  5. Tam dedim ki Sevim yine döktürmüş, aaa bir baktım benim de ismim var. Çok mutlu oldum. Di mi ya biz gülmenin en saf, en kaliteli yanını gördük. Büyük üstadlar güldürürken düşündürür, toplumu eğitirlerdi. Adile Teyzemi izler sonra uyurduk mışıl mışıl. Muzaffer İzgü, yaşamının önemli bir kısmını İzmir'de geçirmiş, hatta hayatını burada kaybetmiş bir yazar olarak İzmirlilerin gönlünde yeri başka olan gülmece ustası. Onları okumaktan da izlemekten de vazgeçemem. Bu arada 40 nedir ya, genciz daha tabii ki. Sadece dünyada eskittiğimiz sözcükler diğerlerinden biraz daha fazla. Daha dokunacak çok sözcük var bizi bekleyen. Şöyle de diyebiliriz 10 yıldır 30 yaşımızdayız :))) Ben dondurdum 30' da, size de tavsiyem saymak için yeterli, gerisine yaşamı daha iyi anlamak için verdiğimiz süre diyelim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahha genciz tabi teşekkür ederim yorum için. Yazıya başlamıştım dün seninle konuştuklarımızdan sonra onları da yazmak istedim

      Sil
  6. Muzaffer İzgü kitaplarıyla büyüyen bir çocuk olarak çok mutlu oldum yazınızı okurken.Muzaffer İzgü 'yü görmek ,tanımakta nasip oldu bana.Nurlar içinde uyusun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy ne kadar şanslısınız... Teşekkür ederim güzel yorumunuz için

      Sil
  7. Ne çok şey tüketiyoruz;insana dair neler varsa;evrimsel bir oyun mudur;bilinmez...Rabot dünyasına rabotları bile kıskandıracak şekilde geçiş yapıyoruz... Teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle Güven bey sadece tüketiyoruz. Sanatı bile..

      Sil
  8. Hem biliyor musunuz, İzmir'in en güzel semtlerinden Alsancak' ta Muzaffer İzgü Sokağı vardır. İzmir insanı değerlerini asla unutmaz. İzmir' e yolu düşen olursa gider bir şeyler içeriz :)))

    YanıtlaSil
  9. Öykü kitabının da adı oldukça manidar ve kendini merak ettiriyor. İnceleme fırsatı bulacağım

    YanıtlaSil
  10. direkt alacaklar sepetime ekledim.güzel bir tavsiye olmuş canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de başka bir İzgü kitabı okuyacağım

      Sil
  11. Muzaffer İZGÜ'nün Ökkeş serisi vardı. Tekrar bulsam da okusam keşke...

    YanıtlaSil
  12. e doğru demişsiin :) hababam sınıfı özellikle biricik. tolga çevik de fena diil yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ha bak evet o da küfürsüz en azından... Birde oraya yazmayı unuttum bide gay rolü ile komik olduğunu sananlar var

      Sil
  13. Şimdi ben de o boşluğu hissettim bak, gerçekten edebiyatımızda gülmece yok artık hep dram hep hüzün. Mutlu sonlu roman da yok.
    Programlar diziler desen hakeza... gülmeyi unutturacaklar bize neredeyse.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz üzüntüden acıdan zevk alır hale döndük sanki dimi

      Sil
  14. Ben bu kitabı ekleyeyim listeme. Yolda giderken falan okunur gibi görünüyor. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet tatil zamanı keyifle okursun kısacık öyküleri

      Sil
  15. Aslında insanlar gülmeye o kadar aç ki şu zamanlarda..O yüzdendir belki kalitesiz espriler, şakalar bile yeterli oluyor gülmek için..Kitabın ismi gibi içeriği de ilgi çekici..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başka kitaplarını da okuyacağım muzaffer İzgü nün

      Sil
  16. Eskileri ve eskilerdeki gülmeyi özlemişiz. Ne güzel yazmışsınız. Bir an eskiye gittim o mutlu günlerimi hissettim. Teşekkürler 😊

    YanıtlaSil
  17. Ne güzel anlatmışsınız. o güzel eski günler ve eski mizah.. aslında eski değiller sadece biz unuttuk. Onlar hep taze kaldılar... Allah rahmet eylesin.

    YanıtlaSil
  18. Merhaba, Yazınızla kesinlikle geçmişe yolculuk yaptım. ilk Muzaffer İzgü kitapımı Edebiyat hocamın armağan ettiği günler aklıma geldi...Güzel paylaşımınız ve güzel hatırlatmanız için teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yorumunuzu çok geç farkettim kusura bakmayın... Ne güzel böyle bir armağan almış olmanız

      Sil

Beş Sevim Apartmanı - Mine Söğüt

Akşam Bir Rüya Gördüm Bazı yazarlara geç rastladığım için üzgünüm. İsmini çok iyi bilmeme, gazeteci kimliğiyle tanımama rağmen romanlarını...