Mart 05, 2019

4321 - Paul Auster

Archibald - 4 3 2 1 


Bir yazar düşünün yedi yılını verip bir kitap yazıyor, çevirmeni tam dokuz ayda çeviriyor ve öyle bir kitap ortaya çıkıyor ki okurken sizi sarsıyor, düşündürüyor ve bilgilerinizi ciddi olarak tazeliyor.

 80 lerden beri Amerika'da yıldızlaşmaya başlayan bir yazar Auster, mesaj kaygısı taşımıyor,sizi boğmuyor, yormuyor, asla ben bilirimcilik yapmıyor kitaplarında,  şu ana kadar sanırım dokuz kitabını okudum, hiç birinde ders verir bir ifadeye rastlamadım, siz eğer yazardan bir şey almak istiyorsanız alıyorsunuz o sizi zorlamıyor. 




Gelelim 4 3 2 1 e... Çevirmeni - ki benim tartışmasız en sevdiğim en saygı duyduğum çevirmen kendisi - Seçkin Selvi'nin bir ifadesi var bu kitap ile ilgili diyor ki ' bu kitapta keşke şöyle olsaydı yok, acaba böyle olsaydı var'. 

Durum gerçekten tam olarak ta öyle, Archibald Feguson'un nam-ı değer Archie 'nin aynı anne babadan aynı şehirde doğup hayatında farklı yol ayrımları olsa nasıl olurdu acaba sorusuna cevap arıyor. Doğumundan üniversiteyi bitirmeye kadar olan zamanını anlatıyor.

4 3 2 1 i  okumak çok kolay değil baştan söyleyeyim. Çünkü yol ayrımlarının devamları arasında yüz elli, iki yüz sayfa gibi aralıklar var, bu sebeple ilk bölümlerde mutlaka not almak ve sakin bir kafayla kitabı okumak  gerekiyor.

 Dikkatli bir okur olmama rağmen çok zorlandığımı itiraf etmeliyim. O birer ikişer satırlık notlarım olmasaydı sanırım kitabı anlayamazdım. İlk iki bölümde ciddi bir bocalama yaşayınca not almam gerektiğini anladım.

1920 lerde başlayan kitap ,Kennedy nin seçilmesi, vurulması, Vietnam savaşı, öğrenci olaylarını öyle bir anlatıyor ki, Amerika 'nın geçmişine bakmamızı sağlıyor. Her farklı hayatta farklı bakış açıklarıyla tanıştırıyor bizi Archie. Ayrıca muhteşem bir okunacak kitaplar, izlenecek filmler ve dinlenmesi gereken sanat şaheserleri listesi sunuyor. Bunları not almak bile ayrı keyifti.

Archie'ler ile öyle uzun zaman geçiriyorsunuz ki, artık arkadaşınız gibi oluyorlar, başına bir şey geldiğinde üzülüyorsunuz, diğeri ne yapacak acaba diye düşünüyorsunuz.

Auster'in  4 3 2 1 de kendi hayatından çok büyük kesitler taşıdığı söyleniyor. Okunan okullar, kitabın içinde Paris'te geçen bölümleri de  düşününce bence de bu çok doğru.

Okuyup bitirdiğiniz zaman muhteşem bir eser olduğunu anlıyorsunuz, yazar harikulade bir şey yazmış ama altmış yıllık çevirmen Seçkin Selvi'de muhteşem bir eseri bizlerin okumasını sağlamış. Bir kaç çeviri eleştirisi okudum ama hiç katılmıyorum yayıncı Can Öz'ün de tabiriyle ' fıstık gibi' bir kitap ortaya çıkmış 

Kitabın son sayfasında ise kitabın adını neden böyle seçtiğini açıklıyor yazar . Ve tek kelime ile iyi ki diyorsunuz bu bin yüz yirmi yedi sayfayı 4 3 2 1 i okudum. Teşekkürler Auster bu şölen için, teşekkürler Seçkin Selvi bu çeviri için ve teşekkürler Can Öz bu kitabı yayınladığınız için.

Mutlaka Auster okuyun mutlaka
Sevgiler
Sevim





25 yorum:

  1. Ne kadar güzel anlatmışsınız.Merak ettim açıkçası ve okunacaklar listeme hemen ekledim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben Austeri çok çok çok seviyorum, o yüzden de keyifle okudum

      Sil
  2. Adamlar tarihlerini böyle bizlere öğretiyorlar. Faydalı bir bilgilendirme oldu. Çok teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Amerikan Tarihi dünyaya yön veriyor ama o yüzden öğrenmek de gerekli bence

      Sil
  3. Anlatım teknikleri hep böyle.. sinemaları da ayni

    YanıtlayınSil
  4. selamlar,
    Bana yazdığınız yoruma kesinlikle katılıyorum bloggerların birlikteliği anlamında...
    Bursa Korupark2ta olan etkinliğe ben firma tarafından davet edildim ama sanıyorum davetler çoğunlukla instagram üzerinden olmuş "blogger arkadaşlar "yazdım orada haklısınız çoğu instagramda paylaşım yapan kişiler sanıyorum benimle birlikte 2-3 kişinin instagram profilinde blogspot adresi var....
    Bursa blogger etkinliği ve birliktelik anlamında zayıf gerçekten....
    Ama yapılabilecek şeyler varsa sonuna kadar katılırım...
    sevgiler....

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir şekilde toplamayı sağlayalım bence de tanışmış olalım

      Sil
  5. çok güzel bir tanıtım olmuş ....teşekkürler...sevgiler....

    YanıtlayınSil
  6. içerik olarak doyurucu bir kitap ve gerçekten bazen anlaşılması zor. Not tutmanız çok iyi olmuş :)

    YanıtlayınSil
  7. bu kitabı ilk defa duyuyorum Sevim Hanım ama çok merak ettim, çok ilginç bir tarz, paylaştığınız için teşekkür ederiz, sevgiler:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. aslında kitapevlerinde görünce hemen hatırlarsınız çünkü kitap 1127 sayfa çok dikkat çekiyor ebadıyla

      Sil
  8. Geçtiğimiz yıl okudum ve en sevdiğim romanlar listesinde yerini aldı.
    Ben tekrar tekrar dönmeden okudum, 1.versiyonu okuyup 2'ye, 3'e, 4'e geçtim. Oyuncaklı bir kitap da aslında:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. bende bir kaç sene sonra o şekilde bir daha okuyacağım

      Sil
  9. Kennedy dönemi ve Vietnam savaşı dönemlerinde geçiyorsa, ben okurum bu kitabı. Sağ olsun kitap tavsiyesi yapan arkadaşlar, yen kitaplık rafı aldıracaksınız bana. O kadar çok kitap oldu ki. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. gülhancım yalmız baştan söyleyeyim 1127 sayfa

      Sil
  10. seçkin selvi çok önemli biri yaaa. geçende instada yazmıştım onuuu :) yeditepede ders veriyo tiyatro felan :)

    YanıtlayınSil
  11. Yoo hayır bu kadar zora henüz hazır değilim... Seni de tebrik ederim

    YanıtlayınSil
  12. Bu yazari hic okumadim, not aldim tesekkürler 😊

    YanıtlayınSil
  13. Geçen kitapçıda gördüm. Ansiklopedi gibi kitaptı. Bu Sevim’in bahsettiği yazar dedim sen geldin aklıma :)

    YanıtlayınSil

Beş Sevim Apartmanı - Mine Söğüt

Akşam Bir Rüya Gördüm Bazı yazarlara geç rastladığım için üzgünüm. İsmini çok iyi bilmeme, gazeteci kimliğiyle tanımama rağmen romanlarını...